<İBRETLİK KISSALAR>

İBRETLİK KISSALAR

DİNİ SİTE

12 Eylül 2009 Cumartesi

Kötü huy diken gibidir...




Kötü huy diken gibidir...



Mevlânâ hazretleri, Mesnevi’de kötü huyun insanın nefsine ve çevresine nasıl bir eziyet yaptığı hakkında şöyle bir hikaye anlatır:
Huysuz adamın biri bir gün herkesin gelip geçtiği yol üzerine dikenli çalılar diker. Yoldan geçenler her ne kadar “Bunları buradan sök at” dese de o bunların hiçbirine kulak asmaz. Yine kendi bildiğini okur. O dikenli çalılar büyür yoldan geçen halkın ayağına takılır, onlara eziyet eder. O yoldan geçenler perişan olur.

Bu durum valiye kadar intikal edince vali onu yanına çağırır. Dikenleri sökmesi için emreder. O da sökerim diye söz verir; ama bugün yarın diye ertelemeye devam eder. Ne sökmem der ne de sökmeye teşebbüs eder. Bir gün vali onu yanına çağırır; “Verdiği sözde durmayan adam, emrimi uygula!” diye sıkı sıkı tembihler. Ağır ikazlarda bulunur.

Çalıları diken huysuz adam da şöyle der: “Önümde hayli günler var. Merak etme nasıl olsa günün birinde sökerim.” Vali ise çabuk olmasını söyler ve onu uyarmaya devam eder. Ama adam sözden anlamaz. Dikenler de kök salıp büyümeye devam eder.

Mevlânâ, hikayenin bu kısmında bir işi yarına ertelerken zamanın su gibi akıp gittiğini söylüyor ve; “Her gün sen yarın bu işi görürüm diyorsun ama günler geçip gittikçe o dikenler daha da kuvvetleniyor. Onu sökecek olan da ihtiyarlıyor, kuvvetten düşüyor. Sen de her bir kötü huyunu bir diken bil. O dikenler kaç keredir senin ayaklarına battı. Kaç kere oldu seni kötü huyun yaraladı.
Sen kendi tabiatından hastalandın da duygusuzluğun yüzünden habersizsin. Çirkin huyunun da başkalarını rahatsız ettiğini bilmiyorsun. Sen şu dikeni gül fidanı haline getir. Gül fidanı ile onu aşıla. Böylece sendeki dikenler gül fidanı haline gelsin. Eğer sen de şerri gidermek istiyorsan, ateşin gönlüne hakkın rahmet suyunu dök.”
Mevlânâ, burada nefsinin kötü arzularına düşmeyi dert edinmeye dikkat çekiyor ve diyor ki:

“Nefsinin ateşi söndüren sonra, gönül bahçesine dikersen biter. Laleler, ak güller, güzel kokulu çiçekler yetişir. Sözün kısası; işini yarına bırakma. Çabuk tövbe et de istiğfarı yarına bırakma. Yıl geçti ekin vakti geldiğinde sende yüz karalığından başka bir şey kalmaz.

Beden ağacının köküne kurt düştü.

Onu söküp ateşe atmak, kulluk yaparak iyi işlerle onu öldürmek gerek.”

Etiketler:

11 Eylül 2009 Cuma

Hızır a.s.ve bir adam.




Hızır a.s.ve bir adam.





Ramazan..Cuma günü..Cuma vakti... Cami... Cemaat tek tük camiye girmekte. İmam kürsüde... Girenlerin arasında... Hızır a.s. da genç ihtiyar arasında onlardan biri gibi gidiyor bir köşeye oturuyor. Kürsüde imam sohbete başlıyor... Hızır'ın yanına kırklarında bir adam gelip oturuyor. Cami yavaş yavaş dolmakta...



Adam, bir müddet sonra uyuklar bir vaziyette sallanıyor, ha uyudu ha uyuyacak. Hızır a.s. adamı dürtüklüyor:



- Uyuyacaksın, der. Adam:



- Uyumam, beni rahat bırak.



Hızır a.s. ses etmez, ancak ezan okundu okunacak, adam ha uyudu ha uyuyacak, bir daha dürtükleyerek:



- Uyuyacaksın dedim, der. Adam:



- Ben de sana uyumam, beni rahat bırak dedim. Rahat bırak beni. Rahat bırak yoksa, Hızır olduğunu söylerim. Buradan çıkamazsın. Bu kalabalık sakalında bir tel bırakmaz.



Hızır a.s. susar ve gözlerine kapar, boynunu büker Allah'a yönelerek:



- Ya Rabbim! Bu nasıl iştir. Bu kulun benim kim olduğumu bildi. Bu nasıl iştir ki bendeki listede bunun ismi yok.



Cevap gelir:



- Sana verilen listede beni sevenlerin isimleri var. O ise benim sevdiklerimden..



Rabbim cümlemize sevmeyi sevilmeyi nasip eyle


Kalplerimizi İslam dini üzerine sabit kıl.....

Etiketler:

05 Eylül 2009 Cumartesi

MUHABİRİN HABERİ




MUHABİRİN HABERİ


"Hayat haberdir" diyerek yola çıkan muhabir, bir karıncanın azmini konu alan belgesel tadında haber yaptı. Karıncanın azmi kadar, muhabirin haberi görme, analiz ve tasvir kabiliyeti de şaşırttı.



Ahmet Yeşil'in haberi...


Antalya'nın Alanya ilçesinde bir karıncanın sigara izmaritini yuvasına götürmek için gösterdiği azim ve çaba görenleri şaşırttı. Yaklaşan kış öncesi gıda ve dolgu malzemelerini yuvalarına taşımaya çalışan karıncalardan birisi, kendisinden en az 10 kat büyük izmariti yaklaşık 16 metre uzaklıktaki yuvasına taşıdı. İzmariti 5 metre durmaksızın götüren karınca, önüne çıkan basamağı aşmak için bayağı çaba sarf etti. Yaklaşık 25 santimetre olan engele tırmanmaya çalışan karınca tam engeli aşmak üzereyken aşağı kaydı. Dördüncü denemesinde de engeli geçemeyen karınca, engeli farklı bir yerden aşmak için arayışa girdi. Engelin biraz soluna doğru giden karınca, kaygan olmayan yer bularak sonunda tepeye çıkmayı başardı. Tepede yaklaşık 50 santimetre daha ilerleyen karınca bu kez aşağı inmenin yollarını aradı. Hiç dinlenmeyen karınca, izmariti 25 santimetre yüksekte bulunduğu yerden aşağı atmak yerine ağzıyla tutarak indirdi. Önüne çıkan ufak engelleri de aşarak 10 metre daha giden karınca yuvaya yaklaşmayı zorda olsa başardı.


İzmaritle gelen karıncayı gören yuvadaki diğer karıncalar da el birliğiyle kışın dolgu malzemesi olarak kullanacakları izmariti yuvaya soktu.


Olaya şahit olan vatandaşlar karıncaların hem kendi ihtiyaçlarını karşıladığını hem de belediye temizlik görevlilerine yardımcı olduğunu söyledi.


Karıncanın başarısını şaşkınlıkla izleyen Mustafa Özen, "Karınca uzun mesafeden sigara izmaritini yılmadan taşıdı. Üst üste 9-10 defa engelleri aşmaya çalıştı. Sonunda yuvaya izmariti ulaştırmayı başardı. Sigara izmaritini yuvada ne yapacağını tahmin bile edemiyorum." dedi.


İbrahim Yılmaz da merakını gidermek için takibe aldığı karıncanın azminin kendisini derinden etkilediğini belirtti. Önüne çıkan engelleri zor da olsa aşan karıncanın sigara izmariti yuvasına taşıdığını an be an gözlemlediğini kaydeden Yılmaz, "Sigara izmaritini yuvasına götüren karıncaların 'tiryaki' olduğunu düşünüyorum." diyerek espri yaptı.


Etiketler:

 

KÜRŞAT ERENBİLGE HOCA


free counters